YAS...

YAS...

Ölüm; yaşamın sona ermesi, bir veda olması nedeniyle bireylerin yaşadığı en acı veren yaşantıdır. Hayatımızda belli yaşantılar geçirdiğimiz yakın birisinin ölümü bizi derinden etkiler. Her kişi kendine özgü olduğundan yas tutarken de bireysel farklılıklarımız vardır. Yas tutmak; ölen kişinin yaşı, onun gidişinden etkilenen insanlarla olan ilişkisi ve ölümünün özelliklerine bağlı olarak değişir.

Yas bir süreçtir. Ölümü ilk duyduğumuzda şok yaşarız. Kabullenmekte zorlanırız öfke ve inkar yaşarız. Derin bir üzüntü süreci ve ardından kabullenme olarak yas, 6 ila 24 ay sürecinde tamamlanır. Yas yaşanırken normal olan ve normal olmayan yas tutma süreçleri görülür. Normal yas sürecinde ölen kişinin kaybının acısı yaşanır. İyi ve kötü anılar gözden geçirilir. Özlem, üzüntü, öfke gibi karmaşık duygular yaşanabilir. Normal olmayan komplike yas sürecinde ise suçluluk duyguları gözlenir. Bazen kişi onunla yeterince vakit geçiremediği için veya ölümden onu koruyamadığını düşündüğü için suçluluk duyguları yaşayabilir. Ölen kişinin ardından üzüntü yaşarken kendine zarar verme, uyumsuz davranışlara başvurma, gündelik hayata uyumunu zorlaştıracak alışkanlıklar ve hatta bağımlıklar geliştirme görülebilir. Normal olmayan yasta bir evrede takılı kalma söz konusudur. Bireyler; ölenin ardından. onu terk ettiği için sürekli öfke duyma, bu duyguyu sürekli yaşama ya da o kişi hiç ölmemiş yarın gelecekmiş gibi hayata devam etmeye çalışabilir. Bazen de ölümle ilgili konuşmaya isteksizlik duyabilir.

Yas yaşanması ve tamamlanması gereken bir süreçtir. Diğer taraftan ölen kişi ile bağ hiçbir zaman son bulmaz. Birinin ölümü çaresizlik hissini en derin yaşadığımız zamandır. Birey tüm duygularını yaşayıp acısını kabul ettikten sonra içsel denetimini tekrar kazanmalı ve hayatına devam edebilmelidir. Yas sürecinde ölen kişi hakkında konuşmak, anıları yad etmek ölümü kabullenmeye ve yas sürecinin tamamlanmasına yardımcı olur. Ölen kişinin ardından olumlu veya olumsuz hissettiğimiz her duygu yaşanmalıdır. Hisler doğru veya yanlış değildir. Zamanında yaşamadığınız yas, yaşanmak için bekler. Tabi unutmayalım ki her yas süreci kişiye özeldir yeter ki içte veya dışta yaşansın ve tekrar var olan yaşantımıza dönebilelim.

Yas sürecinin beklenenden uzun sürmesi, gündelik yaşama devam etme konusunda zorlanmalar, yoğun suçluluk duyguları, hala hayattaymışçasına konuşmalarda sürekli ölen kişiden bahsetme ve ölümü kabullenememe gibi durumlarda mutlaka bir uzmandan yardım alınması gerekir.

VEZİRKÖPRÜ PSİKOLOJİ

Psikolojik Danışman Duygu CEYLAN